Cumartesi, Aralık 29
halı yıkama sanatı: kültürel striptiz
Mahallelerimizde hatta geniş tuttuğumuzda içtimai hayatımızda yer alan tuhaf erotik durumların başında sokakta halı yıkayan kadınlar gelir. Sokaklarda delilerimizi yıkadığımız da olmuştur, bizim mahalledeki deli inci ablayı mesela kadınlar sokak ortasında evire çevire yıkamışlardı bir yaz günü. İnci abla çıplak değildi. Erotik bir durum yoktu ortalıkta. Hatta pipi indirici derecede hazin bir manzara vardı. Çünkü yıkanan deli inci ablaydı. Saçları özellikle çok kötü kazınmıştı. gencecik kız ucube gibiydi. Bazı yerlerinde saç vardı, bazı yerlerinde yoktu. Sanki yangınla kazınmış gibiydi. Kızın saçlarını o hâle getiren kadınlara karşı cinai bir nefret duyuyordum. Çünkü kadınların doğal bilgeliklerinden haberim yoktu her sığır erkek gibi. Yıllar sonra anladım ki kadınlar inci ablayı sur diplerinde tecavüze uğramasın diye çirkinleştiriyordu.
İnci abla hamile kaldı. Sonra ne oldu bilmiyorum. Ulan bak şimdi sinirim bozuldu. Yazmıyorum lan sokakta halı yıkayan kadınların halı yıkarken sarkan beyaz memelerini... Ne biçim hayvanoğlu hayvan erkekleriz oğlum biz. Ebemizi sikeyim diyeceğim gene kadına şiddet var. Ezik miyiz neyiz. Sokayım diyecem, gene cinsel eziklik, küçük pipililik kompleksi var. Çiçek dalıyla vurayım ağzımıza yüzümüze. Gerçi bizi böyle penisleştiren de yine kadınlar. Çükü yok ya kadının; koç oğlum, daşşaklı oğlum, yiğit oğlum diye ver gazı, al sana... Sonra sur diplerinde tecavüze uğrasın İnci abla. Tamam oje yapalım demiyoruz biz de elbette ama bunun bir arası yok mu lan. Erkek yetiştirmeden önce insan yetiştirsenize. Sonra bakar erkek mi olacak, kadın mı, ibne mi, transeksüel mi, lezbiyen mi olacak; ne olacaksa varsın olsun da kimseyi zorla sikmesin.
Siz de girin kızım içeri, sokakta halı mı yıkanır? Hafazanallah, dünyanın binbir türlü hâli var. Tutar bir dallama memelerinizden söz açar. Halı yıkamak zor olduğu için bu işin genç kadınlara yıkıldığından bahseder. Sonra şöyle devam eder mazallah:
Genç kadınlar sokakta halı yıkama işine söylenirler elbette. Ama bu göstermelik bir söylenmedir. Elbette halı yıkamak çetrefilli bir iş. Bir sürü zahmeti var. Sonra ıslak halı taşıdın mı sen hiç? Çok ağırdır olur. Ama dediğim gibi bunların hepsi numaradan söylenmedir. Çünkü hiçbir güç bir kadını güzelliğini sergileme şansından mahrum edemez. Ve halıyı yıkayacak genç kadın için de şimdi güzelliğini tüm mahalleye fışkırtma şansı doğmuştur. Üstelik bu, kültürümüzde yer etmiş, ender görülen sağlamlıkta bahanelerdendir. Mahallede kendimi sabunlayacağım dersen seni alnının çatından vururlar. Gelgelelim bugün halıları yıkadım dersen iş değişir. Velhasıl mahalle tarafından kabul gören bir teşhir eylemidir bu. Genç kadın "yavaş yavaş acele et" sözündeki gibi hem için için heyecanlanır hem de dışarıya asla renk vermeden surat asar ve oyununu sürdürür.
Alır arap sabununu ve hortumu, başlar halıyı ıslatmağa. Elinde fırça, halıyı köpürtür. Neden mesela uzun saplı fırça değil de el fırçası düşündün mü hiç? Düşünmedin tabi. Ama o düşündü işte. Saplı fırçayla iyi köpürmüyor di mi? Nah! Saplı fırçayla yıkarsa eğilmesine gerek kalmaz ve kalçalarını çıkaramaz. Bu yüzden el fırçasıyla bildiğin "doggy" pozisyonuna geçip bir türlü köpürmeyen halıyı fırçaladıkça fırçalar. Fırçaladıkça kalçarı ileri, geri oynar. Vaziyeti hayal et... Sen sokaktan geçerken genç ve ıslak bir kadın, köpükler içinde halıyı yıkıyor. Çıplak ayakları, pembe topukları ve dizine kadar sıyrılmış bembeyaz baldırları köpük içinde. Eğildiğinde böyle pis işler için kullandığı hırpani tişörtünün dekoltesi düşüyor. Fırçaladıkça memeleri boşlukta sallanıyor, sallanıyor. Sutyeninin dantelleri bile görünüyor. Arada bir gösteriyi izleyenlerin varlığını öfkeli bir ifadeyle yokluyor. "Burnumdan soluyorum burda" öfkesi bu. Ama öfkeli bakışı elbette sahte. Yaptığı işten memnun olmadığını anlatmak zorunda. Çünkü herkesin içinde köpüklenmekten zevk aldığını belli eden bir kadının toplumsal itibarı beş paralık olur.
Sen de tüm bunları 5 saniye içinde görmek zorundasın. Çünkü orada öyle ayı gibi dikillip izleyemezsin boşlukta sallanan beyaz memeleri, kalçaları, baldırları, köpüklü ayakları, gözlerdeki sahte öfkeyi ve gerisindeki hakiki heyecanı. Öylece bir dikiz atıp geçersin.
Elbette bu durumu çıplaklık ve suyla açıklamak işin altındaki gerçek erotizmi ıskalamak olur. Erotizm ıslaklıkta ya da memelerden kaynaklanmaz. Erotizm bir gerilimden doğar. Kadının, hep yapmak istediği ama asla yapılmaması gereken bir şeyi herkesin gözü önünde ve herkesin onayıyla yapıyor olmasıdır gerilim. Üstelik ürkek olan kadını güvence altında tutan oldukça sağlam bir toplumsal tandem vardır ortada: Temizlik... Bu, striptizci kadınların badigartlara güvenerek dilediğince soyunabilmesi gibidir. "Bak, ben burada soyunuyorum ama sen hiçbir şey yapamıyorsun. İktidarın burada sökmüyor aslanım" der kadın.
Velhasıl kadını ne kadar örtüp saklamak istesek de genç kadın halıları yıkamış, tüm mahallenin gözü önünde çiçek gibi açmış ve ataerkil toplumsal düzene golünü atmıştır. Kaç sıfır yeniğiz hesabını tutamadım. Bir de benim gibi kadın yalakaları vardır ki o da ayrı bir sığırlık. Hani "bak ablacım ben onlardan değilim" kafası. Neyse moruk n'apalım, herkes ekmeğinin peşinde. Bir kanaldan giricez mecbur. Dünya dönüyor.

