Perşembe, Aralık 20

karanlık imam

Cuma günleri caminin megafonundan karanlık saçılıyor resmen. İşin ilginç yanı bu vaazlar diyanet işlerinden tebliğ ediliyor. Geçen hafta herif şöyle zehir saçtı: "Sen sanıyor musun ki zengin adam akıllı olduğu için zengin? Sen sanıyor musun köşedeki fakir adam aptal olduğu için fakir? Böyle bir şey olabilir miyav? Mülk Allah'ındır. Onu kime isterse verir. Kimin zengin, kimin fakir olacağına Allah karar verir."

Yani diyor ki adam, ey fakir millet, fukaralık senin kaderindedir. Çalışarak bir yere varamazsın istesen de. Fakirliğe karşı çıkmak Allah'a isyan etmektir. Fakirliğine razı ol. Çünkü eğer isteseydi Allah seni zaten zengin yapardı. (Bak Bilal Erdoğan'a, Allah ona ikinci gemiciğini verdi, 170 metrelik. Bak babasına, dünyanın en zengin 10 başbakanından biri oluverdi.)

Be şerefsiz, madem kaderde var fakirlik, fukaralık, o zaman ne demeye Sudan'a yardım topluyorsun, ne demeye bar bar Filistin ambargosuna bağırıyorsun. Allah isteseydi, Sudanlının karnı doyardı. Allah isteseydi ambargo kalkardı. Allah'a şirk koşmaya utanmıyor musun? Sen Allah mısın ki, Allah'ın mülkünü ona sormadan kendi kafana göre pay etmeye çalışıyorsun?

Marx'ın dediği gibi "din, kitlelerin afyonudur" elbette ama bu boku benim vergimle yeme aslanım. Resmen afyonu millete verip, yarı baygın halde düzülecek kitleler yaratmaya çalışıyorlar. Güpe gündüz ve devlet eliyle üstelik.


Geçenlerde de Batının teknolojisine kanmayın diyordu dalyarak, elindeki mikrofondan elektrik yoluyla megafona ulaşan vaazında...