Cumartesi, Şubat 16

toplumsal otuz birin doğuşu üzerine çiziktirme


Hadi insan karmaşıktır. Ama kadın dediğin çok daha karmaşık bir uzay gemisi. Hele ki yatakta ya da kanepede. Sürekli düşünür, sorgular, irdeler, izdüşümsel olarak tartar, sorar, hatırlar, hatırlar, hatırlar, şüphe eder, utanır, utanmıyormuş gibi görünmeye çalışır, çalışırken yapmacıklaşır sonra yapmacıklığını kapatmaya çalışır, sakarlaşır, sakarlığını kapatmak için abuk subuk sesler çıkarır, sonra o seslerin etkisini takip etmeye çalışır, fazla mı istekli göründüm diye korkar, utanır ve bunların hepsini aynı anda yapar. Ondan sonra vay efendim ben orgazm olamıyorum. Olamazsın tabi. Kafanın içinde sürekli konuşuyorsun hanım ablam. Sessize al kendini. Ama alman da zor elbet bizim memlekette.

Alman demişken...

Çünkü bizde kadından sürekli bir beklenti var. Beklentiler ve baskılar dağ gibi olunca kadının kafasını bunlardan arındırması (hele ki tabu halindeki sevişme esnasında) mümkün olamıyor. İstekli sevişse "Nerden öğrendin lan orospu!?", kötü sevişse "Eeaah marangoz ettin beni!" dendiği için kadıncağızın veresi varsa da vermiyor; kendini...

Düşünüyor ablamız.

Kadın zaten karmaşık dedik. Kaba gücü olmadığı için tek silahı olan beyni evrimleşmiş, almış yürümüş. Sadece sözel bölgesi olmuş Topatan Kavunu kadar. Yarım saniye içinde 40 duygu durumuna bürünebiliyor. Bir de dışarıdan kadına ekstra stres, ekstra konu başlığı verince kadının kafası oluyor kuaför salonu. Dağ gibi seks piç oluyor. Kadının cinselliği piç olunca, bizimki de piç olmuş sayılıyor. Sonra biz yetersizliğimizi kapatmak için abuk subuk hallere giriyoruz. Bi' ergenlikler, elde, belde silahlar, yaylanarak yürümeler, yok neymiş kasıktan dize kadarmış filan. El sikini görmeyen kendinkini Cezayir tüfeği sanır demişler ya, o hesap işte. Büyük toplumsal otuz birler doğuyor kötü seksten. Herkes birbirinin üstüne patlatıyor, otobüste, işte, okulda, fabrikada, kahvede, mahallede. Ne gerek var lan. Sevişsek insan gibi tertemiz, rahat bir nefes alacağız toplumca. Ama yok... İlle otuz bir.

Bana sorarsan cinsellikte önemli nokta şu: Kimse kimseden çok şey istemeyecek erenler. Pek çok şeyde olduğu gibi beklentini minimumda tutacan. Yavaş yavaş, adım adım gidecek. El ele tutuşmaktan haz alacan. Sonra bakışmaktan, dokunmaktan. Alt dudaktan, bal yanaktan derken ağır ağır acele eder hâle gelecek durum. İlle hücum kayıt diye tutturunca olmuyor. Milyonlarca kadında orgazm güçlüğü var, vajinismus var, o var, bu var.
Huzura doğru...

Bir kere kadının her şeyi gibi cinselliği de karmaşık... Klitoral orgazmı ayrı, vajinal orgazmı ayrı, ayakkabı, çanta orgazmı apayrı. Sen kendin anlamıyorsan kurcalamayacaksın. Egzersizleri var yahu bunun. Kegel egzersizi... İşerken idrarını tutup, tutup bırakıyor bazı hanım ablalar kuku kaslarını geliştirmek, vajinal orgazma ulaşmak için. En temizi el ele tutuşup gideceksin danışmana, konuşacaksın. Ondan sonra kafalar düz beyaz A4 temizliğinde olacak. Hiçbir şey düşünmeden gireceksin yatağa, adım adım, koşar adım derken bam, güm, insan insanı yer gibi sevişeceksin. Daha düşünme yok artık bu noktada. "İnsanlık öldü mü lan?" denir ya, öldü güzel kardeşim. Öldü. Hayvanız biz şu an. Dünyaya geldiğimiz ilk günden beri ne yapıyorsak ve ne yapmayı unuttuysak onu hatırlamaya çalışan hayvanlarız şu an. Kafa, göz, dalak, böbrek, meydan muharebesi. Sonra hiçbir şey olmamış gibi kalkıp çayını koyacaksın. İnsanlara gülümseyeceksin. Islık da çalabilirsin. Bu kadar... Bahar geldi... Sulh oldu.

Bahar gelmiş.

Sulh olmuş.