Salı, Aralık 18

o italyan buraya gelecek ulan!


Gelecek, bu masaya oturacak. Al denteymiş de, dişe gelecekmiş de, sike sürülecekmiş de, fayansa atılacakmış da, küp küp doğranacakmış da, şöyleymiş de böyleymiş de..."Bırak la bana bıdı bıdı yapma, otur şu önündekini ye!"

Kaşığı makarnaya attığı anda zaten o enfes domates sosun buharıynan ilk tokatı yiyecek. "Abi... Aman abi... Yapma abi..." filan dese de Selçuk abine söker mi? Sökmez... Sile sile yiyecek o tabağı. Sonra da kendi kendini italyan vatandaşlığından men edecek, tüm yasal haklarını bırakıp bir tabak daha isteyecek. Neden? Çünkü Selçuk abin domatesli makarnalar tarihinin zirvesinden gelen lezzetin hükümdarlığında böyle buyuruyor. Sekizinci denemede oldu bu iş... Sonunda domatesli makarna yapabildim.

Sırrı çok basit. Denemeyecen, yanılmayacan. Açacan, bakacan efendi gibi internette ne diyorsa adamlar onu yapacan adım adım. Önce domateslerin suyunu bir bardağa limon gibi sıkacan ve çekirdeklerini ayıracan. Ben yaptım mı? Hayır. Neden? Çünkü kendi bildiğini okuyan inatçı bir bokum. Hemen sonraki adıma geçtim. Neden? Çünkü eşeğin amına suyu kaçırmamak lazım, "madem yapmıycan ne diye tarife bakıyon lan hıyar!" diye sorarlar adama da ondan...

Sonraki adım çok kolaymış. Domatesi öyle dönencede döndürmeyecen, alla rondo turca dünyalarına girmeyecen. Rendenin kalın tarafıynan rendeleyecen. Sonra soğanları küp küp doğrayacan di mi? Al işte sıçtın... Dök o makarnayı çöpe... Soğanları (2 adet diyordu ben 3 kullandım. Neden? Çünkü... evet, doğru yanıt) ekvatorundan kesecen. Domatesleri ve çeyrek kalıp tereyağını pilav tenceresine alacan. Peki neden pilav tenceresi? Çünkü sos tenceresi yok aslanım. Devam... Domatesler ve tereyağını attın mıydı sıra soğanları, ekvatorları Barış Manço'ya bakacak şekilde tencereye oturtmaya geldi. Oturtuyosun onu. Sonra veryansın orta ateşte, göbek atmaya başlayıncaya kadar takıl beri, yak pıssgara.Soğanın olayı karamelize olmasındaymış hacı. Göbek atmaya başlayınca sosu karıştırıyorsun. 30 dakika filan sürüyor bu iş. Ara ara karıştırıyorsun tabi, öyle hıyar gibi beklenmez o kada zaman.

Sonra suyu uçuyor arkadaşımızın. Makarnayı insan gibi kaynayan suya atıp, hazır olunca suyunu süzüyorsun. Ama hepsini değil! Neden? Çünkü çeyrek bardak suyu sosa dökecen. İşi bilecen, işe gitmeyecen. Önceden altını kapattığımız sosun altını tekrar yakıp suynan çevirecen, içli dışlı edecen. Sonra makarnanın üstüne döküp ha pasa karıştıracan. Üstüne de permasan peyniri dökmeni isteyecek ama sen dökmeyecen. Neden? Çünkü evde yok mısınısiktiymini. Beyaz peyniri yapıştıracan mecbur. Yanına da dünden kalan ve bir gün boyunca buzdolabına konulmadan mutbak tezgâhında bekleyen ev yapımı kavurmayı kaydın mıydı tamam bu iş. Sonra geriye yaslanacan, göz yaşları içindeki İtalyan'ın sesini açıp aşağıdaki videoyu 1:57 saniyeden itibaren dinleyecen.




İtalyan tercihimi bu yönde kullanıyorum. Daha diri, al dente oluyor, dişe geliye.